20.12.2012

karlı bir güne uyanmak..

bu sabah havada uçuşan beyaz minik şeyleri görünce mutluluktan ne yapacağımı şaşırdım,bizimkiler derin uykuda ben bir o cama koşuyorum,bir bu cama,her tarafta var mı kar diye.fotoğraf çekme yetisi olan ilk şeye saldırdım hemen o da malesef ki bu muhteşem! fotoğrafları çekmemi sağlayan telefonum oldu,neyse buna da şükür deyip sabah sabah beni mutlu eden şeyleri fotoğraflamaya koyuldum..

 burda insanlar nedense hiç kar gördüklerine sevinmiyorlar, yada sevinçlerini benim gibi deli deli belli etmiyorlar:) bu arada burası balıkesirin dursunbey ilçesi,çok şirin küçük bir yer.. 3 sene oldu buraya geleli ama hemen alıştık,insanları sıcak,samimi,havası,manzarası güzel,yaşanılacak yer diyebilirim.ve burda rakım yüksek olduğu için kışın çok fazla kar yağıyormuş,insanlar da sanırım bıkmış durumda.ama ben bir egeli olarak,hatta egenin de hiç kar almayan bölgesinden ödemiş'li olarak hatta ve hatta ömründe en fazla 5 kere kar görmüş biri olarak mutluluktan uçuyorum.. o yüzden böyle görmemişler gibi (gibisi fazla gerçi) hemen 2 cmlik karı bile fotoğraf çektim,bunlar da bizim balkon demirimize konan sevimli kar taneleri:))
 bugün ilginçtir ki sabahın 5 inde kızımın 'çişim geldi' diye seslenmesiyle uyandım,bir daha da uyumadım,normalde saat 9,da zor uyanıyorum.bugün bir değişiklik yapıp uyumadım,bu sabah güne ,karla ve kızımın kuşları limonla pamuğun cıvıltılarıyla  başlamak çok güzeldi..normalde onları duymuyorum bile:) ben de o güzellikleri de fotoğraflamaktan alıkoyamadım kendimi..
 bu bizim tatlı limonumuz,rengi sarı olduğu için kanaryaya benzetiyorlar ama o bizim küçük muhabbet kuşumuz.
 diğeri de pamuğumuz,o da bembeyaz.kızımın dedesinden beyaz kuş siparişi ve onunda zar zor araya araya bulduğu beyaz kuşumuz:) ee napalım adı hazırdı  'pamuk',o isme uygun kuş almak lazımdı:))
 ecrinin hayvan sevgisi babasıyla bana çekmiş,bizde hayvanları çok seviyoruz,hatta evlendikten sonra 2 kuşumuz (bunlarla 4 oldu) 3 köpeğimiz ve sayısız balığımız oldu..ama ecrinin ki biraz daha fazla sanırım,okuldan gelir gelmez bir eline pamuğu,bir eline limonu alıyo,yatana kadar onlarla oynuyo,hayvancıklar bi kurtulsak diye bakıyolar ama nafile:) hatta geçen gün kaka yapmasınlar diye eskiden kalma kendi bezlerini bulup kuşlara takmış,koca bezden sadece kapaları görünüyo:)) bi yandan kızcam diye uğraşırken bir yandan da gülmemek için nasıl çaba sarfettiğimi anlatamam:)) bir daha denk gelirsem kesin fotoğraflarını çekicem..aklıma geldikçe sırıtıyorum hala..
 neyse bu sabah bu mutlu ruh haliyle uyanmışım,hemeeen kahvaltı hazırlıyım dedim,müzik eşliğinde güzel bir kahvaltı hazırladım (normalde hafta içi evde kahvaltı yaptığımız sayılıdır genelde eşim işte biz de kızımla okulda yapıyoruz kahvaltımızı) ekmekleri de kızarttıktan sonra işin en zor kısmı olan tembel tavukları uyandırmaya geldi sıra,neyseki küçük cüce kar yağdığını duyunca çok uğraştırmadan kalktı,birlikte babamızı da uyandırdıktan sonra kahvaltmızı yaptık,karnımızı doyurduk sonra evden çıkmak üzere hazırlandık,aslında hergün bu şekilde biraz erken kalkıp hep birlikte kahvaltı yaparak,birbirimizi daha çok görüp sohbet etme fırsatı bularak güne başlamak ne güzel olurdu...
 kahvaltıdan sonra biz okula, eşim muayenehaneye (diş hekimi) gitmek üzere dağıldık:)
 ecrinle evden çıkarken hiç bukadar acele etmemiştik,kalın kalın giyindik,eldivenlerimizi taktık,yolda arabaya kadar nerde bir avuç kar birikintisi görsek hepsini parmaklaya parmaklaya, yollarda hoplaya zıplaya arabaya kadar gittik.
bu arada araba kullanmayı çok seviyorum hatta en büyük zevklerimden diyebilirim,karda çok daha zevkliymiş:) oraya kadar sağsalim gelip de okulun önünde bir fotoğraf çekmesem olmazdı:)   sevgiler..

made by B.B.