29.01.2013

güzel geçen pazar günü

2 gündür yazıcam ama hiç halim yok :( bursa dönüşü üşüttüm mü bilmiyorum ama hasta oldum ve kolumu kaldıracak halim yok.kendimi çok halsiz hissediyorum,tatil yaramadı sanırım bana.evde durdukça halsizliğim artıyor,gerçi 5 yaşında bir çocuğunuz varsa ve hastaysanız bunu ona anlatmanız mümkün olmadığından sabah sabah daha gözünüz açılmadan saklambaç oynamak zorunda kalabilirsiniz.

neyse gelelim pazar gününe,en çok endişe ettiğim konu yine Ecrin'di.sabah 6 da kalkmaya pek alışkın olmadığı için huysuzluk yapar diye korkuyordum ama çok şükür düşündüğüm gibi olmadı.sabah 6 da yola çıktık,hava yağmurluydu,2 saatin sonunda Bursa'ya ulaştık.adını hatırlayamadığım ve yüzlerce kelime türettiğim (dombra,dobruşka,dombili...vs) o yerin adını hatırlamaya çalışmam dışında gayet güzel bir yolculuktu.arkadaşım eşiyle bi önceki akşam gelip otelde kalmışlar,daha sonra tabelada Dobruca 'yı görünce ohhh !! dedim:) çünkü hatırlamaya çalıştığım isim taa kendisiydi :) biz tabelayı görünce direk oraya gittik,Dobruca Sosyal Tesisleri.gitmek isteyenlere öneririm.tepede yeşilliklerin arasında çok güzel bir yer.
 bu fotoğraf eşimin uykusunun açılmadığı bir anda çektiği bir fotoğraf olduğu için gayet güzel !! yine de mekan hakkında fikir vermesi açısından koydum.
 bunlar da minik kuşumun pozları..
 arkadaşım ve eşini 1 saate yakın bir süre beklerken biz de fotoğraf çektik. daha sonra onlar geldi,aradan 20 yıl geçmesine rağmen tanımakta zorlanmadık birbirimizi,sanki daha dün ayrılmışız gibi kaldığımız yerden devam ettik.çok eğlenceli bir gün geçirdik.eşlerimiz de çok iyi anlaştılar hatta yaz için birlikte balık tutma planları yapmaya başladılar:) bu yerde kahvaltımızı yaptık,kahvelerimizi içtik.daha sonra ulucami yakınlarında gezdik,oraya gidip iskender yememek olmaz,o işi de hallettik:)

sonra kapalı çarşı taraflarında çay içip eski anılarımızdan bahsettik,çocuklukla yaptığımız saçmaları hatırlayıp bol bol güldük:) güzel kızım da sanki arkadaşımız gibi yanımızda gayet uyumlu bir şekilde oturdu,bizimle birlikte çayını yudumladı,yanımıza aldığımız pepee nin kardeşi bebeyle oynadı,hiç bir eziyeti olmadı taaa kii zafer plazada kuaför görene kadar,saçını yaptıracakmış küçük hanım,neyse onu da küçük bir konuşma sonrası atlattık.ordanda arabalarımıza doğru gidip tekrar en kısa zamanda görüşme sözü verip ayrıldık..uzun zamandır yaptığım en güzel şeydi diyebilirim bu buluşma.. arkadaşların değerini bilmek gerektiğini tekrar hatırlamış olduk..
made by B.B.

26.01.2013

20 yıl sonra...

 
eveeet tam 20 yıl sonra hiç görmediğim arkadaşımla buluşuyoruz bugün.. 20 yıl deyince birden kendimi çok yaşlanmış hissettim:( ama ilkokul arkadaşımdan bahsediyorum çoook önceden yani,o kadar da yaşlı sayılmam:) 30 yaşına girmeye bir kaç ayın kaldığı şu günlerde böyle yılları saymasam daha iyi olacak sanırım,psikolojimin bozulmaması için:)
neyse konuya gelelim, (İzmir Ödemişte) ilkokuldayken yediğimizin içtiğimizin ayrı gitmediği,öğretmenlerin bile bizi ikiz sandığı o derece samimi olduğumuz dostum vardı,hem de hayatımdaki ilk arkadaşım oydu,ilkokuldan ayrılırken aylarca ağlamıştık ayrılmak istemediğimiz için,sonra da orta okulda ayrı okullara gittik,orda farklı arkadaşlar,dostlar edindik ki onların hayatımdaki yerleri asla doldurulamaz,burdan da yeri gelmişken söyliyim,sizi çoook seviyorum..iyi ki varsınız..
neyse konuyu dağıttım sanırım,ilkokuldan sonra görüşme fırsatımız hiç olmadı,bir kaç kere yolda karşılaşmanın dışında.geçen senelerde facede bulduk birbirimizi,o istanbulda oturuyormuş,edebiyatta okuyormuş(uzakta olsak da aynı yolda ilerliyormuşuz,şuan ikimizde edebiyat son sınıfız) eşi doktormuş,benim de.. ama hiç fotorafı yok,göremedim kendisini,sürekli istanbula gelirseniz görüşelim diyordu ama hiç mümkün olmadı,geçenler de siz gelemiyorsunuz bari ortak bir yerde buluşalım dedi,bursaya karar verdik 1 ay sonrası için.pek gerçekleşeceğini düşünmüyordum açıkçası,işlerimiz olur,iptal etmek zorunda kalırız diyordum ama işlerimizi ona göre ayarlayınca bir problem çıkmadı,inşallah çıkmaz da.. bu akşam nasipse bursaya gidiyoruz,onlar da birazdan yola çıkacaklar,öğretmen evinde kalmayı,yarın da dobruca sosyal tesisleri diye bir yerde kahvaltı planlıyoruz.ikimiz de bursayı bilmiyouz,tavsiye üzerine orayı plana dahil ettik.nasıl geçecek bilmiyorum,20 sene sonra görüşecek olmanın heyecanı var üzerimde..nasıl tanıyacağımı bile bilmiyorum. inşallah herşey çok güzel geçer..

made by B.B.

kandil programımız

kandil programımızı yaptık,okulda sadece velilerin katıldığı küçük çapta bir etkinlik oldu ama yine de fazlasıyla heyecanlandık,öncelikle bir konuşma ve şiirle programı başlattım,daha sonra aralara Dursun Ali Erzincanlıdan şiirler yansıttık projeksiyonla,bu arada çocuklar hazırlandı,sonra salavatlar eşliğinde pastamızı getirdik ve kestik,daha sonra ellerine verdiğimiz karanfilleri annelerine vermelerini söyledik,bütün çocuklar karanfillerini annelerine götürürken benim kızım da bir an ne yapacağını şaşırıp onların yanında annesini aradı ama annesi o esnada pasta kesmekle meşguldu:) hemen hatırlayıp karanfilini bana verdi.. daha sonra erkekler semazen kıyafetlerini giyip küçük bir semazen gösterisi yaptılar,onu annelerine söylememiştik,süpriz oldu,çok hoşlarına gitti. semazenlerden sonra hepbirlikte ilahi söylediler,ardından dua yaptık ve yeni öğrendikleri Fatiha suresini hep birlikte okudular,daha sonrada ikramlara geçtik,menu de kestiğimiz pasta,bir gün önce yaptığımız gül kurabiyeler ve poğaça vardı,yetmez diye korkuyordum ama arttı bile çok şükür..
program beklediğimden de güzel geçti,annelerinin çok hoşuna gitti,program sırasına göre birkaç fotoğraf koymak istiyorum.


















sevgilerimle.. 
made by B.B.

21.01.2013

en güzel sevgiliye..


 Mevlid kandilinin yaklaştığı bugünlerde yoğun bir telaş içindeyiz,okulda miniklerimizle mevlid kandiline özel bir program hazırlıyoruz. Peygamber Efendimizi şimdiden tanısınlar,sevsinler,değerini bilsinler.. 
hepsi de birbirinden heyecanlı,doğum günü dendiğinde ilk akıllarına pasta ve hediyeler geliyor miniklerin. akıllarında bugünün önemi yer etsin diye büyük bir pasta almayı düşünüyorum,salavatlar eşliğinde kesmek için,bir de doğum gününde peygamberimize vermek için güzel bir hediye hazırlıyoruz.büyük bir kuru ağaç dalına her yaptığımız iyilik için bir gül ekliyoruz,yapraklarına da yaptığımız iyiliği yazıyoruz.örn: arkadaşımızla oyuncağımı paylaştım,yemeğimi sağ elimle yedim,anneme yemek hazırlarken yardım ettim..vs buna benzer pekiştirilmesini istediğimiz tüm davranışları yazıyoruz, ağacımızın adınıda İYİLİK AĞACI koyduk.her iyilikte pembe bir gül açıyor ağacımızda,nerdeyse dolmak üzere.. 4-5 yaşlar üzerinde çok etkili bir yöntem,küçük çocuğu olan annelere tavsiye ederim iyilik ağacını.biz de o güllerle doldurduğumuz ağacımızı,o gün yanımıza geleceğine inandığımız Peygamber efendimize hediye edicez. minikler 3 tane ezberledikleri ilahileri söyleyecek,programın sonunda da yaptıkları iyiliklere karşılık peygamberimizin de onlara hediye gönderdiğini düşünmeleri için minik hediyeler alıp ceplerine saklamayı düşünüyorum.bu programa anneleri de gelecek.öncelikle bir açılış konuşması olucak,belki bir slayt olabilir.2 gün kaldı,o gün inşallah hayal ettiğim gibi güzel geçer,ben de hemen fotoğraflarla birlikte paylaşırım. bu konuda başka ne tür etkinlik yapılabilir,fikirleri olanlar lütfen paylaşsın.şimdiden Mevlid Kndiliniz mübarek olsun..
made by B.B.

17.01.2013

biraz değişiklik..

2 hafta önce hiç çalışmadığım derslerimin sınavlarına girdim:) bu sene açıköğretimin edebiyat bölümünde ilk mezunlarından olucam nasipse,neyse ben hiç çalışmasam da eşim hiç toplamadığım kafamı dağıtmam için:) Aydın da bir termal otel programı planlamış,biz de 2 aile olarak geçtiğimiz hafta sonu aydının germencik ilçesinde güzel bir otele gittik,yol biraz uzun olduğu için 5 ve 3 yaşlarında 2 çocukla çok rahat geçtiğini söyleyemiycem,benim kızım artık büyüdü derken arkadaşın kızıyla bir 3 yaşına dönüverdi birden:) hal böyle olunca 2 tane 3 yaşında çocukla daha yorucu oldu:)ama yne de herşeye rağmen çok güzel bir hafta sonu geçirdik.yola çıkarken balıkesirde kar vardı,




 balıkesirden ilerledikçe karlar yok oldu yerini yağmura bıraktı,yol boyunca kesintisiz yağmur yağdı.

 veee uzun uğraşlar sonucu geldik germencike.. orda da hava kapalı ve yağmurluydu,ama insan hiç üşümüyor..

 otelin bulunduğu yer o kadar güzel ki.. tamamen zeytin ağaçlarıyla kaplı geniş bir alanda yer alıyor..
havası da çok temiz,bol bol oksijen aldık.
 bizim küçük hanım karların içinden gelince açık havayı bırakamadı,nerdeyse tüm günü balkonda geçirebilirdi bıraksaydık:)
 atkısız,eldivensiz,montsuz dışarda durabilmenin mutluluğunu yaşıyor olsa gerek,çünkü uzun süredir kat kat kıyafetlerle lahana gibi geziyordu etrafta..



 cumadan pazara kadar 5 ayrı seminer vardı,tabii doğal olarak çocukların ilgi alanına girmedi bu konu:) seminer sırasında konuşmacı çocukların gürültüsünden rahatsız olunca 'otelimizde kreşimiz vardır,gönüllü biri varsa çocuklarımızı orda oyalabilir' anonsundan sonra bir anaokulu müdürü ve çocuklara aşık biri olarak hemen bu görevi üstlendim ve çocukları kreş bölümüne topladım,orda oyunlar oynadık,şarkılar söyledik..onlarda ben de çok eğlendik..
ben çocuklarla böyle eğlenirken anneleri bana hep burdasınız değil mi yemek yerken de burda bakarsınız heralde gibi tekliflerde bulununca anladım ki bu insanlar beni otelin soytarısı,animatörü falan sandılar:)) ben de daha fazla bu tür düşüncelere sebebiyet vermemek için oturdum yerime,sanki kızımın başında bekliyormuş havasına girdim ki soytarı modundan çıkayım:) ama yine de eğlenceliydi.
pazar akşamı da döndük soğuk balıkesirimize..çok güzel eğlenceli bir hafta sonu geçirdik.yolu aydın tarafına düşenlere kesinlikle tavsiye edebileceğim bir mekan,hem dinlendirici,hem şifalı. BURÇ TERMAL  OTEL..